Daha "millenium" olmamış, babam ilkokul arkadaşı, Marco Polo Travel Agency'nin sahibi Nadir Şentürk'le tanıştırmış, o da hemen yeğeni Evren'le tanıştırmıştı beni.
On yıl sonra...
Bir yaz akşamı, Sultanahmet'teki mekanımız "Just Bar"da otururken, Evren'in işinin uçak bileti satmak olduğunu, arkadaşlığımızın 10 yılını doldurduğunu, üstelik bizim daha İstanbul dışına bile çıkmadığımızı farkettim. Sonunda söz Mısır Havayolları'yla Kahire gezisine, oradan da Kahire aktarmalı Nairobi uçuşuna kadar gitti... Uzun süre bu konuda konuşmadık, ta ki ben Facebook'da "Evren Beni Nairobiye götür!" grubunu kurana kadar!


Biriktirdiğim 20.000 milim vardı. Daha önce Paris iniş Amsterdam dönüş bir uçuş alırım, iki önemli başkenti birden gezerim diye hesap ediyordum. Hemen hemen tüm Avrupa 20.000 mil tutuyor. Ancak Afrika uçuşları çok daha uzağa olmasına karşın, onlara da aynı mili alıyorlar.
THY milinizin yalnız Avrupa'ya yettiğini düşünüyor ve hala nereye gideceğinize karar vermediyseniz Afrika seçeneğiniz olduğunu hatırlamakta yarar var. Nairobi ya da Dakar, bence Avrupa'ya çok iyi birer alternatif.
Neyse ki yanımda bir arkadaşımı daha getirebiliyormuşum.

Vize için 26 USD istediler, EUR verelim deyince 20 EUR dediler. Kenya'ya ayak basar basmaz vizeden 4 USD zarar ederek başladık yolculuğumuza.

Yola çıkar çıkmaz, artık emindim: Birazdan silahları çekip neyiniz var neyiniz yok diyip bizi soyacaklardı. Yarım saat kadar gittik, şehrin içine girdik. Hangi otelde kaldığımızı sordular. Orada kalmak istemediğimizi söyleyip, başka bir yer bilip bilmediklerini sorduk. Bizi iki kişi için 1000 Şilin (10 EUR) ödediğimiz, merkeze yürüme mesafesinde bir otele bıraktılar.
Daha önce internet'ten oda ayırdığımız otelde kalmak istemedik, çünkü havaalanına ismimiz yazılı kağıtla taksi yollayacaklarını söylediler, yollamadılar.
Otele varmamızla kendimizi yatağa atmamız bir oldu...
Ertesi sabah bağırıp çağıran kalabalığın sesi ile uyandığımızda saat 07.00 olmamıştı. Gürültüler kiliseden geliyormuş. Her sabah 06.00'dan 08.00'a kadar kilisede bir nevi vaaz veriliyormuş. Yalnız vaazın şiddeti inanılır gibi değildi. Video'ya çekmediğime, en azından ses kaydı almadığıma sonradan pişman oldum.
Evren'le oyalana oyalana otelin kahvaltısına indik. Ananas ve mango dilimiyle başlayan kahvaltı omlet ve tereyağı, reçelle devam etti.
Otelden çıkarken dün bizi getiren taksicinin yanında oturan adam lobide bizi bekliyordu. Dün akşam konuşmuştuk, safari alacağınızı söylemiştiniz dedi. Teşekkür ettik, kartını aldık.
Biz otelden çıkarken adam da arkamızdaydı. Bizim için yeni başlayan kabustan henüz haberimiz yoktu tabii...
Bir süre sonra kendi aramızda konuşmaya, arada da "polis" sözü etmeye başladık. Sanırım polise gideceğimizi sanıp ayrıldılar. Onlarla çekildiğimiz fotoğrafları sildirmeyi de ihmal etmediler.
Bir kez safari yapacağınızı anladılar mı, mümkün değil bırakmıyorlar peşinizi! Bu yüzden benzer bir durumda safari'den yeni döndüğünüzü, 4 saat sonra Türkiye'ye uçağınız olduğunu söylemek çok iyi fikir.
Söylemeliyim ki, Nairobi'ye tam bir kaos hakim. Bunda en büyük pay, "matatu" dedikleri minibüslerin. İstanbul'daki sarı minibüslerle (dolmuşlar değil) birebir örtüşen matatu'ları şehrin her yerinde görmek olası.
Matatu sistemi Kenya'yla birlikte Uganda, Tanzanya, Rwanda, Etiyopya ve birçok ülkesinde daha kullanılıyormuş. Uygulama şekli olarak bizdeki dolmuşlar gibi çalışıyorlar. Ancak dediğim gibi araçlar daha büyük.
Wikipedia'da "matatu" ile ilgili arama yaparken "shared taxi", yani "dolmuş" adıyla karşılaştım. Rusya, Ukrayna gibi eski Sovyet ülkelerinde "marshutka" adı kullanılırken, Güney Amerika ülkelerinde "combi", "collectivo" gibi adlar kullanılıyormuş.
http://en.wikipedia.org/wiki/Share_taxi

Havaalanından şehre ise 1000 Şilin (10 EUR) ödüyorsunuz.
Bu arada Kenya'da, Hindistan'a dair bir sürü şey gördüm. Hatta Mombassa'da yaşayan dükkan sahibi bir ton Hintliyle tanıştık.
Cebinden polis kimliğini "çıkarır gibi yaptı", sonra konuyu değiştirip polis kimliğini bize unutturdu. Ardından, bu bölgede fotoğraf çekmenin yasak olduğunu, "tourist information center"a gidersek (bildiğimiz turizm acentaları orada kendine bu ismi takmış), istediğimiz bilgiyi vereceklerini anlattı. Hatta bir tanesini tanıdığını, bizi götürebileceğini söyledi.
Biz de Türk olduğumuzu, zaten "bu işlerin membağından" geldiğimizi anlatıp, uzaklaştık.

Tren istasyonundan dönerken gördüğümüz seyyar manavlardan biri ananas kesip Türkiye'deki gibi parça halinde veriyordu. Dilim ananas yedik. 10 Şilin (0.10 EUR) tuttu.
...
Ertesi gün erkenden kalkıp oteldeki kahvaltıyı yaptık. Otelden çıktığımızda bizim safaricilerden biri yine bekliyordu. Hemen fiyat sorduk, bizi "tourist information center"ına götürdü.
Bugünkü "safarici"ye, dün çok düşük fiyat bulduğumuz, bize en düşük fiyatı vermesini söyledik. 3 gün için giriş ücretleri de dahil 300 USD dedi. Onu da pazarlıkla 270 USD'ye indirdik.
Nairobi - Mombasa - Nairobi bileti için 205 USD fiyat verdi, onu almaktan vazgeçtik. Para çekmeye bankaya gittiğimiz sırada gördüğüm bir British Airways ofisine girdim, onlara da fiyat sordum. O sırada acentanın adamı da yanımızdaydı, bir şeyler konuştular. Galiba komisyon istedi... British Airways de 200 USD civarında fiyat verdi. Bileti aynı yerden almaktan iyice vazgeçtik.

Ayrıntılı bilgi için:
http://www.nairobicity.org/ (Nairobi'nin resmi sitesi)
http://en.wikipedia.org/wiki/Nairobi
http://www.lonelyplanet.com/kenya/nairobi
Yazının devamı: MASAI MARA
sultanahmet'teki just bar gibisi var mı yaa
YanıtlaSilseyahatınızı cok guzel anlatıp resımlemıssınız..gercekten begendım..sonuna kadar da okudum...bızde 2013 subat ayında 15 gunluk bır kenya seyahatı yapmıs bulunduk..4 arkadas,,ancak bızı mısafır edenlerden bırı kenya dogumlu bır türk tü,,,masaıceyı ve turkceyı vede dogal olarak ıngılızcede var onda...bıze hıc yanlıs bır tavır esmedı..demekkı yanasmadılar veya cekındıler arkadasımızdan..cok rahat ettık..dayalı doselı bır evde konuk olduk..doyasıya kenyayı yasadık desem dogru olur..gezılecek yerlerını,eglence ve gece alemını cok ıyı yasadık..artık bızım dunyamız sıyah renk olmustu desem yalan olmaz..donuste beyaza zor alıstım...sıyah renk guzelmıs...fakırlık cok...aclık..copten yıyen ınsanlar.yol kenarlarında uyuyanlar.ıssızlık had safhada...45 mılyon az degıl nufus kalabalık..ınsan zıyanlıgı..ama tezatlara ragmen cok degısık bır ulke..kesın gorulmesı lazım bır ulke...ben tunus ve lıbyayı gordum afrıkada,ama buranın oralarla yakından uzaktan alakası yok..kenyanın barlarıda cok guzel bu arada..tabıkı bızım sultanahmet te kıyas edılemez...hosca kalın ...surcü lısan olmussa affola der sızlere bır omur boyu mutluluklar dılerım....
YanıtlaSilElektronik Online Kenya Vizesi seyahatten önce alınması zorunludur. www.kenyakonsoloslugu.com web adresinden 2 iş günüde vizeyi e-visa olarak alabilirsiniz.
YanıtlaSil